Unutma: Yalnız Değilsin

Mark Manson, 5 Nisan 2020.

İş tanımım gereği okuyuculardan binlerce e-posta alıyorum ve yaşamsal sorunları hakkında aldığım bu e-postaların ancak pek azını “naçizane” yanıtlayabiliyorum.

Bu e-postalara baktığımda beni en çok şaşırtan şey, yüzlerce insanın aynı sorundan bahsetmesi ve her birinin kendi sorununun benzersiz olduğunu düşünmesi. Kimse onlar kadar acı çekmiyor ve elbette kimse onların ne yaşadığını anlamıyor.

Bugün içinse durum farklı. Bugün artık bu yanılsamadan tamamen kurtulmak gerekiyor. Çünkü şu an dünyada herkes aynı dertten musdarip. Artık mücadele ettiğimiz bu ortak sorunla ilgili birbirimizi anlayabiliriz. Utanmamız veya saklanmamız için hiçbir neden yok. Istırapın (ortak-ıstırap?) paylaşılması her zaman mümkün. Yeter ki sen de iste.

Bunun da ötesinde başka şeyler de oluyor. Terapistler ve danışmanlar online terapi yapıyor. Sigorta şirketleri parasını karşılıyor. Üniversiteler ve eğitim platformları derslerinin çoğunu ücretsiz yapıyor. Hükümetler (sözde) maddi yardımda bulunuyor. Yardım var. Evet, bu derdin üstesinden geleceğiz.

Ve işler iyice sarpa sararsa dünyanın her tarafında intihar önleme hatları da mevcut.

İçine atma. Biriyle konuş. Kendinden nefret etme. Virüsten nefret et. Hayat acımasız ve zor olabilir. Ama hayata anlam katan da bizi bir araya getiren ve birbirine bağlayan da işte bu zorluk.

Duygusal bir sarmala girdiğimde kendime bazı temel gerçekleri hatırlatırım. Birincisi, büyükbabam İtalya'da bir kumsala ayak basmasının ilk yılında etrafındaki nerdeyse herkesin birkaç saat içinde ölümüne şahit olmuş. Büyük amcam, daha 19 yaşında iken, üç küçük kardeşine bakmak zorunda kalmış; çünkü büyükbüyükannem ve büyükbüyükbabam büyük depresyon sırasında altı çocuğunun tümüne bakacak durumda değilmiş. Onlardan bir önceki nesil, 1918'deki İspanyol gribi salgını sırasında dünya çapında yaklaşık 50 milyon, ABD'de çoğunlukla genç yetişkinler ve çocuklar olmak üzere 500.000 kişini ölümüne şahit olmuş. Bundan sadece birkaç nesil önce, 600.000'den fazla Amerikalının, hiç tanımadığı insanların toprak haklarını savunmak için savaşarak öldüğünü de biliyoruz. Bunlardan da önce bir başka nesil, egomanyak (ve kısa) bir Fransızın herkesi metrik sisteme geçirme sevdası nedeniyle üç milyondan fazla insanın ölümüne tanıklık etti. 14. yüzyıldaki veba salgını, o günkü dünya nüfusunun %20’sini, tam 125 milyon insanı yeryüzünden sildi.

Yani evet, birkaç aylığına daha lanet kanepemde oturabilirim. Sorun değil.

Metnin ingilizce versiyonu ve tamamına buradaki linkten ulaşabilirsin.

about